<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Chatadresleri.Com - sohbet chat adresleri &#187; Tarih</title>
	<atom:link href="http://www.chatadresleri.com/category/tarih/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chatadresleri.com</link>
	<description>Chat Adresleri, Chat Kanallari</description>
	<lastBuildDate>Wed, 24 Mar 2010 20:32:13 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>II. Abdülhamid&#8217;in tahttan indirilişinin 100. yılı (Osmanlı Tarihi)</title>
		<link>http://www.chatadresleri.com/tarih/ii-abdulhamidin-tahttan-indirilisinin-100-yili-osmanli-tarihi.html</link>
		<comments>http://www.chatadresleri.com/tarih/ii-abdulhamidin-tahttan-indirilisinin-100-yili-osmanli-tarihi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Dec 2009 20:22:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdülhamid hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ii. abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[ii. aldülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[ii.abdülhamid dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[ii.abdülhamid hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[ii.abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[ii.abdülhamit'in tahttan indirilmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatadresleri.com/?p=90</guid>
		<description><![CDATA[II. Abdülhamid, yüz yıl önce bugün, 27 Nisan 1909&#8242;da tahttan indirilmişti. Hasan Celal Güzel 2. Abdülhamid&#8217;in zamanın Ergenekoncuları olan İttihatçılar tarafından tahttan indirildiğini yazdı.
II. Abdülhamid, yüz yıl önce bugün, 27 Nisan 1909&#8242;da tahttan indirilmişti. Dünyada dengelerin en hızlı değiştiği bir dönemde, &#8216;hasta adam&#8217; olarak nitelenen Osmanlı Devleti&#8217;ni 33 yıl başarılı bir şekilde idare eden padişah, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="margin: 5px; float: left;" src="http://www.tarihim.org/images/stories/news/osmanli/sultan/abdulhamit.jpeg" alt="abdulhamit" width="85" height="100" />II. Abdülhamid, yüz yıl önce bugün, 27 Nisan 1909&#8242;da tahttan indirilmişti. Hasan Celal Güzel 2. Abdülhamid&#8217;in zamanın Ergenekoncuları olan İttihatçılar tarafından tahttan indirildiğini yazdı.</p>
<p>II. Abdülhamid, yüz yıl önce bugün, 27 Nisan 1909&#8242;da tahttan indirilmişti. Dünyada dengelerin en hızlı değiştiği bir dönemde, &#8216;hasta adam&#8217; olarak nitelenen Osmanlı Devleti&#8217;ni 33 yıl başarılı bir şekilde idare eden padişah, tahttan indirilişinin hemen akabinde altı asırlık çınarın devrilmeye başlamasına şahit olacaktı.</p>
<p>Tahta çıktığında ilk iş olarak misyoner eğitim kurumları hakkında bilgi isteyerek bu okullarda denetimi sağlayan padişah, işe eğitimden başlamıştı. Balkanlar&#8217;da yıllarca devam eden karışıklıklar onun saltanatı sırasında güdülen denge politikası ile atlatıldı, Japonya ile iyi ilişkiler kuruldu, memlekette sükunet sağlandı. Bütün bu yaptıkları ise birilerini rahatsız etti. Öncesi ve sonrası ile iktidarda geçen 33 yıl, verdiği hayat mücadelesi, çektiği sıkıntılar ile II. Abdülhamid Han&#8217;ın hikâyesi, tahttan indirilişinin 100. yılında Dünden Yarına Belgeseli&#8217;nin &#8220;Abdülhamid&#8217;siz Yüzyıl&#8221; adlı bölümünde ele alınıyor. KANAL A 21.30</p>
<p><strong>100 yıl önce Ergenekon</strong></p>
<p>Hasan Celal Güzel, Radikal gazetesinde dün kaleme aldığı &#8220;100 yıl önce Ergenekon&#8221; adlı makalesinde şu ifadelere yer verdi;</p>
<p>Sevgili okuyucular, bundan tam 100 yıl önce, 27 Nisan 1909 tarihinde Osmanlı İmparatoru Sultan II. Abdülhamid Han, zamanın Ergenekoncuları olan İttihatçılar tarafından hal edilerek tahttan indirildi.</p>
<p>Daha önce de birkaç defa yazdım; aslında Türk Milleti için çok değerli bir destan olan &#8216;Ergenekon&#8217;un bu darbeci çete için kullanılmasından rahatsız oluyorum. Ancak, ne yazık ki, bu pespaye darbe çetesini kısaca anlatmanın başka yolu da yok&#8230;</p>
<p><strong>Bir dâhi devlet adamı: II. Abdülhamid</strong></p>
<p>Efendim, Abdülhamid Han, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selim gibi büyük bir hükümdardı. Osmanlı&#8217;nın en zor zamanında 33 yıl boyunca devleti ayakta tutma başarısını göstermişti. O, hiç şüphesiz 19. asrın en büyük devlet adamı ve diplomasi dehasıydı.</p>
<p>Lâkin, Abdülhamid Han&#8217;ın büyüklüğünün hâlâ tam olarak anlaşılabildiği söylenemez. Bir taraftan, imparatorluğu yıkmak ve topraklarını paylaşmak isteyen düvel-i muazzamanın tarihi saptıran tezviratı; bir taraftan Osmanlı&#8217;nın bölünmesini ve ayrı devlet kurmayı talep eden gayrimüslim azınlıkların kin ve nefret dolu iftiraları; diğer taraftan da Jön Türklerin ve bunların uzantısı olan İttihatçıların aleyhte faaliyetleri, bu büyük devlet adamının bazı kendini bilmezler tarafından &#8216;Kızıl Sultan&#8217; diye anılmasına sebep olmuştur. İşin asıl üzücü tarafı, hâlen bu propagandanın tesirinden kurtulamamış sözde tarihçilerin mevcudiyetidir.</p>
<p>Sultan Abdülhamid, son iki yüz yıllık tarihimizdeki en reformist devlet adamlarından biridir. Bu devirde yaşanan ilk reform hareketi Tanzimat&#8217;tır. Ancak Tanzimat, devletin merkezîleştirilmesi, katı bir bürokrasinin kurulması ve azınlıklara çeşitli imtiyazlar verilmesi şeklinde uygulanmıştır. İkinci reform ve modernleşme hareketi bizzat Abdülhamid Han tarafından gerçekleştirilmiş; bu hareket neticesinde, dağılmak üzere olan bir cemiyet ve yıkılmak üzere olan bir devlet restore edilmiştir.</p>
<p>Abdülhamid Reformları, başta Anadolu olmak üzere Müslüman ve Türk tebaanın yaşadığı toprakların idarî, ekonomik ve sosyal bakımdan âdeta yeniden kazanılması hareketidir. Bugün Türkiye&#8217;nin her yerinde ve Osmanlı coğrafyasındaki her ülkede onun eserlerini görebilirsiniz.</p>
<p>Abdülhamid Han, her alanda altyapı, ziraî üretim ve iskân faaliyetlerinin yanında, eğitim reformu, askerî reform, ulaşım ve haberleşme reformu, tarım reformu, idarî reform ve malî reformu gerçekleştirmiştir.</p>
<p><strong>100 yıl öncesinin Ergenekoncuları: İttihatçılar</strong></p>
<p>Efendim, Yeniçeri isyanlarını bir tarafa bırakırsak, modern Osmanlı ordusunda ilk olarak düzenlenen darbe, Serasker Hüseyin Avni Paşa&#8217;nın, Midhat Paşa&#8217;nın kurgusu ve desteğiyle 30 Mayıs 1876 tarihinde, intihar süsü vererek Sultan Abdülaziz Han&#8217;ı şehit etmesidir.</p>
<p>Tanzimat&#8217;tan itibaren devam eden Genç Osmanlılar, Jön Türkler çizgisi, daha sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti&#8217;nin kurulmasıyla daha fazla örgütlü ve militarist bir mahiyete bürünmüştü. İtalyan ve Fransız Masonları&#8217;ndan ilham alan İttihatçılar, aynen bugünün ulusalcılarına benziyorlardı. Onlar da pozitivist, din aleyhtarı, milliyetçi geçinen, dayatmacı, militarist, komplocu, darbeci ve halkı hor gören kişilerdi.</p>
<p>Bundan tam 100 sene önce çeşitli bahaneler ve iftiralarla Abdülhamid Han&#8217;ı hal ederek tahttan indirdiler. Son derece tecrübesiz ve acemi olan İttihatçı despotlar, 1299&#8242;dan 1909&#8242;a kadar altı asır devam eden koskoca bir imparatorluğun sadece birkaç senede tasfiye edilmesine ve yıkılmasına sebep oldular.</p>
<p>Yıllar sonra Rıza Tevfik&#8217;in yazdığı &#8216;Sultan Hamid&#8217;in Ruhaniyetinden İstimdat&#8217; adlı şiirinden aldığım şu dörtlük, İttihatçıların pişmanlığını aksettirir:<br />
&#8216;Tarihler ismini andığı zaman<br />
Sana hak verecek hey koca sultan<br />
Bizdik utanmadan iftira atan<br />
Asrın en siyasî padişahına&#8217;</p>
<p>***</p>
<p>100 yıl sonra günümüzün olaylarını yaşarken, Osmanlı İmparatorluğu&#8217;ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin de zarar görmemesi için bu İttihatçı/Ergenekoncu çeteler karşısında ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini anlıyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatadresleri.com/tarih/ii-abdulhamidin-tahttan-indirilisinin-100-yili-osmanli-tarihi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Devleti 1302&#8242;de kuruldu.. (Osmanlı Tarihi)</title>
		<link>http://www.chatadresleri.com/tarih/osmanli-devleti-1302de-kuruldu-osmanli-tarihi.html</link>
		<comments>http://www.chatadresleri.com/tarih/osmanli-devleti-1302de-kuruldu-osmanli-tarihi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Dec 2009 20:18:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator></dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti 1302'de kuruldu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti kaç yılında kuruldu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devletinin kuruluşu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatadresleri.com/?p=87</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı Devleti&#8217;nin ilk yıllarında Osman Gazi&#8217;yi ön plana çıkaran en önemli olay, 27 Temmuz 1302&#8242;deki Koyunhisar Savaşı&#8217;dır. Bu yüzden bu savaş Osmanlı Devleti&#8217;nin kuruluş tarihidir.


Son günlerde Osmanlı Devleti&#8217;nin 1299&#8242;da mı yoksa 1302&#8242;de mi kurulduğu; Söğüt&#8217;te mi yoksa Yalova&#8217;da mı kurulduğu tartışılıp, duruyor. Bunun en önemli sebebi de okumayışımızdır. Halil İnalcık Hocamız son 20 yıldır Osmanlı&#8217;nın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="ctl00_ortayer_haberOzet" class="haberOzet"><img style="float: left;" src="http://tbn2.google.com/images?q=tbn:_4jiyiskJCATRM:http://www.mehter.biz/galeriler/resimlerimiz/resimler/ALMANYA_BIELEFELD_FATIH_MEHTER_TAKIMI_OSMANLI_DEVLET_ARMASI_YAZILI_TRANSPARENT_KIRMIZI_02.gif" alt="" width="90" height="90" />Osmanlı Devleti&#8217;nin ilk yıllarında Osman Gazi&#8217;yi ön plana çıkaran en önemli olay, 27 Temmuz 1302&#8242;deki Koyunhisar Savaşı&#8217;dır. Bu yüzden bu savaş Osmanlı Devleti&#8217;nin kuruluş tarihidir.</div>
<div class="haberOzet"></div>
<div class="haberOzet"></div>
<p><span>Son günlerde Osmanlı Devleti&#8217;nin 1299&#8242;da mı yoksa 1302&#8242;de mi kurulduğu; Söğüt&#8217;te mi yoksa Yalova&#8217;da mı kurulduğu tartışılıp, duruyor. Bunun en önemli sebebi de okumayışımızdır. Halil İnalcık Hocamız son 20 yıldır Osmanlı&#8217;nın nasıl kurulduğunu yazıp duruyor. Osman Gazi ve dönemi yakın zamana kadar sisler içerisindeydi. Halil İnalcık Hocamız&#8217;ın çalışmalarıyla yepyeni bir Osman Gazi portresi ortaya çıktı. Ancak birkaç kişi haricinde bu konuları layıkıyla anlayan yok. Bu yüzden geçtiğimiz günlerde Yalova&#8217;da yapılan toplantıyı medya tartışmalı bir şekilde ön plana çıkarınca ortalık karıştı.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Osmanlı&#8217;nın kurulduğu coğrafya Söğüt ve çevresidir ancak Osmanlı Devleti&#8217;ni tarih sahnesine çıkaran olay 1302&#8242;de Yalova&#8217;da cereyan eden savaştır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span>1299 nereden çıktı?</span></strong><span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Geleneksel Osmanlı tarih yazıcılığı, 1299 yılında Selçuklu hâkimiyetinin sona erdiğini ve Osman Gazi&#8217;nin bu tarihte ba­ğımsız olduğunu kabul eder. İlk büyük Osmanlı tarihini yazan Hammer de Türkiye Selçuklu Devleti&#8217;nin yıkılış tarihi ola­rak 1299 yılını esas alır. Türkiye Selçukluları&#8217;nın yıkılmasıyla Osmanlı Beyliği&#8217;nin bağımsız kaldığını ileri sürerek, 1299&#8242;u imparatorluğun kuruluş tarihi olarak belirtir. Ancak Türkiye Selçuklu tarihi üzerine yapılan araştırmalar bu devletin 1318&#8242;e kadar de­vam ettiğini ortaya çıkarmıştır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Aşıkpaşazâde Tarihi&#8217;ne göre 1299&#8242;da Yarhisar, Bilecik, İne­göl ve Yenişehir fethedilmişti. Rivayete göre o zaman Osman Gazi kendi adına hutbe okutarak, bağımsızlık iddiasında bu­lunmuştu. Bu şehirlerin fethi Osmanlı tarihi açısından önemli­dir. Ancak fetih tarihleri tam olarak belli değildir. Osmanlı ta­rih­leri, bu aşamada Osman Bey&#8217;i, Anadolu&#8217;daki diğer Türkmen beyleri gibi bağımsızlığa hak kazanmış, kendi adına hutbe oku­tabilecek bir İslam hükümdarı gibi göstermeye çalışırlar. Araştırmacılar da Osmanlı tarih yazıcılığındaki bu geleneği izle­yerek, imparatorluğun kuruluş tarihi olarak 1299&#8242;u kabul etmiş­lerdir.</span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span>Yalova 1302</span></strong><span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Hepimizin kuruluş tarihi olarak ezberlediği 1299&#8242;da Osmanlı tarihi için çok önemli bir hadise yoktur. Alternatif olarak Osman Gazi&#8217;nin beyliğin başına geç­tiği 1281 yılının veya beyliğin ilk merkezi olan Karacahisar&#8217;ın fethedildiği 1288 yılının kuruluş tarihi olarak kabul edilebile­ceği iddia­ları vardır. Halil İnalcık Hocamız, Osmanlı tarihinin ilk devirle­rindeki dönüm noktasını, 27 Temmuz 1302&#8242;de Bizans&#8217;la, Osman Gazi komutasındaki Türkmenler arasında meydana gelen Bapheus (Koyunhisar) Savaşı olarak kabul eder. Bu savaştan önce Os­man Bey, Bursa ve Kocaeli bölgesindeki Türkmen beyleri ara­sında primus inter pares (benzerleri arasında birinci) konu­mundaydı. Ancak Koyun­hisar Savaşı&#8217;nda Bizans kuvvetlerine karşı kazandığı zafer, Osman Gazi&#8217;yi bölgede karizmatik bir bey durumuna getirip, ona hanedan ku­rucusu karizması kazandırdı. Bu yüzden 27 Temmuz 1302 ta­rihini Osmanlı hanedanının, dolayısıyla Osmanlı İmparatorlu­ğu&#8217;nun kesin kuruluş tarihi olarak kabul etmek, 1299&#8242;a göre çok daha doğru olacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span>İmparatorluğa giden yolda dönüm noktası</span></strong><span></span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Osman Gazi 1302&#8242;de Anadolu&#8217;daki Türkler arasında çok önem verilen İznik üzerine sefere çıktı. İznik yakınlarına bir havale kulesi yaptırttı. İznik çevresi suyla dolu surlarla korunuyordu. Osman Gazi, bu yüzden uzun süreli bir kuşatma ile şehirdekilerin açlıktan teslim olmalarını sağlamayı düşünmüştü. Draz (Uzun) Ali isimli bir komutanı ile bir miktar askeri kuleye bırakarak, İznik&#8217;e giriş çıkışı engelledi. İznikliler, bu durum üzerine İstanbul&#8217;dan yardım istediler.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Bizans kuvvetlerinin harekete geçtiğini haber alan Osman Gazi de çevredeki Türkmenleri toplayarak düşmanı karşılamak üzere hareket etti. Bizans ordusu, Mouzalon&#8217;un komutasında İstanbul&#8217;dan gelen askerler, bölgedeki Bizans tekfurlarının birlikleri ve paralı askerler olan Alanlar&#8217;dan meydana geliyordu. Ordunun mevcudu iki bin kişiydi ve çoğunluğu piyade idi.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Bu muharebenin meydana geldiği yer Halil İnalcık&#8217;ın araştırmalarına kadar karıştırılmıştır. Koyunhisar, Yalova&#8217;ya gelmeden önceki tepede bulunan bir kaledir. Bursa&#8217;ya yakın Dimbos üzerinde bir başka Koyunhisar daha vardır ve bu ikisi karıştırılmaktadır. Osman Gazi&#8217;nin öncü kuvvetleriyle Bizans ordusu önce Koyunhisar&#8217;da çatışmışlar ardından asıl muharebe Yalova&#8217;da meydana gelmiştir.</span></p>
<p><span>Osman Gazi, Yalova&#8217;da karaya çıkan düşmanı önce bir gece baskınıyla yıprattı. Ertesi gün ovada meydana gelen muharebede Bizans ordusunda bulunan Rum ve Alanlar arasındaki çekişme ve kıskançlık Osmanlılar&#8217;ın zaferinde önemli rol oynadı. Muharebede ilk olarak Rumlar aceleyle saldırıya geçmiş fakat Alanlar&#8217;a verilen ayrıcalıklardan dolayı gevşek davranınca Osman Gazi&#8217;nin kuvvetleri karşı saldırıya geçerek Bizans kuvvetlerini mağlup etmişti.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatadresleri.com/tarih/osmanli-devleti-1302de-kuruldu-osmanli-tarihi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

